My blog is in the process of being translated into English.Thank you for your understanding.

2013/08/29

MSA'da Deniz Ürünleri ve Pişirme Teknikleri Atölyesi / MSA Sea Food and Cooking Techniques Workshop


25 Mayıs'ta deniz ürünlerine meraklı olan bir arkadaşımla, Mutfak Sanatları Akademisi' nin "Deniz Ürünleri ve Pişirme Teknikleri Atölyesi"ne katıldık. Ahmet, benim Anadolu Lisesi'nden 20 yıllık arkadaşım, diş hekimi ve yazları fırsat buldukça balık tutmayı, zıpkınla avlanmayı çok sever, rakı masalarına hazırladığı mezeler dillere destandır, tam bir deniz insanı yani :) Ben ise elime iki kat eldiven geçirmeden balık bile ayıklayamam, onda da mümkün mertebe soğukkanlı olmaya çalışırım. Küçükken önüme bütün pişmiş balık koyduklarında "balık bana bakıyor" diye ağlardım, o yüzden annem hep kafasını koparırdı :) Giderken tüm bunlardan bahsetmedim tabii Ahmet'e.

Açıkçası ikimizde de atölyenin sıkıcı ve yorucu olabileceğine dair bazı şüpheler vardı. Ama sempatik şefimiz Hakan Şen'in bize "günaydın" diyerek kendini tanıtması ile güzel bir gün geçireceğimizi anladık. 

Menümüz şöyleydi;
  • Tempura dil balığı ve tatlı chili sos
  • Akdeniz usulü fırında levrek fileto, roka ve lime ile
  • Balık kek, lemongrass ve baharatlı sos ile
  • Güveçte karides, mozarella peynir ve brandy'li


Tüm bunları evde pişirecek olsam akşam yemeğine yetiştirmek için sabah 6'da kalkmam gerekir sanırım, fakat sabah 10'da başlayan atölyeden öğlen 2'de çıktığımızda, hem balıklarımızı pişirmiş, hem şarap eşliğinde yemiş, üstüne de bi ton laklak yapmıştık. 


Atölyede tüm malzemeler size yıkanmış, doğranmış, gramajları ve ölçüleri hazırlanmış şekilde veriliyor, size tarife uyup pişirmek kalıyor. Masa aralarında dolaşan asistan şefler her konuda yardımcı oluyor, dolayısıyla hem fotoğraf çekmek için hem de pişirdiklerinizin keyfini çıkarmak için bol bol vaktiniz oluyor.

Tempura dil balığı ve tatlı chili sos
Tempura dil balığının pişirilmesine başlamadan önce, Hakan Şef bize derisinin nasıl yüzülüp fileto çıkarılacağını gösterdi.  Dil balığı çok ince ve hassas bir balık, çalışırken biraz el mahareti gerekiyor. Bir diş hekimi ve bir mimardan oluşan ekibimiz bu bakımdan oldukça başarılıydı :) Tempura sos için ise 100 gr. un ile 1 şişeden iki parmak az sodayı çırptık, içine tuz, karabiber ekledik. Balıkları sosa bulayıp kızgın zeytin yağında kızarttık. Tatlı chili sosun tarifini ise size daha sonra "Soslar" bölümünde vereceğim.

Akdeniz usulü fırında levrek fileto, roka ve lime ile
Dil balığında olduğu gibi levreğin de filetosunun nasıl çıkarılacağı bize gösterildi. Aslında dil balığına göre çok daha kolay, fakat o sırada katılımcılardan biri ahçılık okumaya niyetli olduğunu söylediğinde şef, "bazen bin kişilik bir davet için bütün gün boyunca fileto çıkarmanız gerekiyor" deyince gözlerimiz fal taşı gibi büyüdü. Ben dahil, ahçılığa soyunmayı özenen çoğu kişi eminim fikrini değiştirmiştir.

Gelelim levreğin "Akdeniz usulü" olmasına. Bunun sebebi sadece kekik, mercanköşk, biberiye ve kişniş gibi taze otların kullanılması. 

Baharatlar incecik kıyılıyor, zeytinyağı, limon suyu, tuz ve karabiber ile karıştırılarak macun haline getiriliyor. Bu macun balıkların iç kısmına yayılarak rulo yapılıp ip ile bağlanıyor ve fırında pişiriliyor. Çok hafif ve mis kokulu bir balık tarifi.


Balık kek, lemongrass ve baharatlı sos ile
Balık kek yaparken sudak balığı kullandık. Bu sefer balığımız ayıklanmış olarak geldi önümüze. Balıkları kuşbaşı doğrayıp, kıyılmış taze kişniş, taze soğan ve şitake mantarları ile karıştırdık. Üzerine galeta unu, şeker, yumurta, balık sosu, susam yağı, tuz, karabiber ekleyip köfte şekline getirdik, sırasıyla un, yumurta ve pankoya (bayat ekmek kırıntısı) batırıp kızgın yağda kızarttık. Kızartma yaparken köftelerin fazla yağ çekmemesi için, yağın iyice kızmış olması çok önemli. Yanına taze baharatlı, mayonezli sosu da hazırlayınca servise hazır! 

Güveçte karides, mozarella peynir ve brandy'li
Son olarak hayatımda yediğim en güzel karides güveci pişirdik, artık bilemiyorum bizim elimiz değdi diye mi bu kadar lezzetli oldu :) Domates, soğan ve sarımsağı küp küp doğradık. Karidesleri bir tavada brandy ile soteleyip üzerine küp doğradığımız sebzeleri ekledik. Daha sonra domates suyu, limon suyu, limon kabuğu, taze kekik, tuz ve karabiberi de ilave edip güveç kaplarına yerleştirdik. Üzerine mozzarella peyniri ve tereyağı koyup, peynir eriyene kadar fırında pişirdik. Ta taam, işte gelmiş geçmiş en lezzetli karides güveç! Evet, biraz abarttım sanırım.. :/

"Bu kadar şeyi iki kişi nasıl oturup da yediniz?" diye sorarsanız, yiyemedik.. Çünkü zaten pişirirken bile doyuyorsunuz. Bu yüzden size üzerinde " MSA'da pişirdim, evime de götürdüm " yazılı şirin bir kağıt poşet ve plastik kaplar veriyorlar. Böylece marifetli ellerinizden çıkan lezzetleri evdekilerin de tatma şansı oluyor.


No comments:

Post a Comment

Yorum yazarsanız sevinirim :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...