My blog is in the process of being translated into English.Thank you for your understanding.

2013/05/19

Arçelik Gastro İstanbul 2013



19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nız kutlu olsun! Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı saydığımız, 3 yıllık milli mücadelenin simgesi bu güzel bayrama yakışır pırıl pırıl harika bir pazar günü..

Bizim evde pazar günleri için geçerli olan özel bir kural vardır; eğer çok gerekli değilse ya da keyif içerikli değilse, asla evden çıkılmaz, çıkılsa da yarım saatlik uzaklıktan öteye gidilmez, olası bir uyku gelme durumuna karşı eve ulaşım yolları kolay ve kısa mesafeli olmalıdır. Kısacası pazar günleri keyif ve dinlenme günleridir, yapılan tüm aktiviteler ruhu ve bedeni sıkıcı pazartesi günü sendromuna hazırlamak için eğlenceli olmak durumundadır. 

Hal böyleyken 9-12 Mayıs tarihleri arasında, Türkiye'de ilk defa düzenlenen Arçelik Gastro İstanbul Festivali'ne gitmek için geçen pazar bu kuralı bozdum ve fotoğraf makinamı alıp sabahın 10'unda evden çıkarak çook uzaklara, Kadıköy'den Beşiktaş'taki Küçükçiftlik Park'a gittim. Sanki hafta içi her gün Koşuyolu-Nişantaşı arasındaki mesafeyi ben kat etmiyormuşum gibi :) Ankara'da yaşayan ve veteriner hekim olan kardeşim Ece de bu sırada İstanbul'da bulunduğu için bana arkadaşlık etti. İki kardeş keyifli keyifli girdik festival alanına, bir kaç kere turladık, standları inceledik, bu sırada güneş iyice yükseldiği için sıcaktan biraz bunalıp, elmalı zencefilli ve çilekli tarçınlı limonatalarımızı içip banklarda biraz serinlemeye çalıştık.


Sonra Arçelik Standı'na gidip miniklerin "cupcake süsleme atölyesi"ni seyrettik. Biz aramızda "O mu daha ısırmalık, bu mu daha mıncıklamalık" diye konuşurken, bir tanesi annesi için süslemesi gereken keki yemeğe başladı ve o anda kahkahalar koptu!


Bu sırada Şef Selim Karaca'nın "İç midyeli taze açılmış fettucine" yapımı başladı. Midyeler buharda açıldı, 300 gr. un, 3 yumurta ve biraz tuz ile yoğrulup içine taze fesleğen yaprakları eklendi, makarna hamuru özenle açıldı ve fettucine hazırlandı. Lezzetlendirilmiş elma suyu ile servis edildi. Şefimiz, hınca hınç bir kadın kalabalığının ortasında "Oğlum tuzunu çok koydun, erişteleri sudan geçirme bütün vitamini gidiyor" eleştirileri eşliğinde, izleyicilerine sempatik cevaplar vererek, bir taraftan da sıcağın azizliğine uğrayarak yapışan makarnaları ayırma çabası içinde sürüdürdü çalışmasını.

Şef Selim Karaca, "İç midyeli taze açılmış fettucine" hazırlığında
Festival alanında, hatırı sayılır restaurantların ve otellerin mutfaklarının hazırlamış olduğu butik menülerden seçip, doyumluk değil ama tadımlık olarak yiyebilme imkanı vardı, zira porsiyonlar oldukça küçüktü. Biz de "doymaya değil tatmaya geldik" dedik ve Ördek Prosciutto ile Karides Tempura aldık. Karidesi daha önce evde baharatlı ve sarımsaklı olarak tereyağında pişirmiştim ama ortaya çıkan koku beni biraz rahatsız etmişti. "Herhalde ben bu işi beceremedim" diye düşünürken, yemeğe davetli olduğumuz bir arkadaşım da gözümün önünde karidesi aynı şekilde pişirdi ve tadı birebir aynı oldu. Anladım ki sorun pişirme yöntemi. Sunset'ten aldığım Karides Tempura ise daha çok kalamar tadındaydı ama pişirme yönteminin, özellikle üzerine eklenen acı krema sosunun iyi bir seçim olduğunu söyleyebilirim. 
Karides Tempura
Ördek Prosciutto'ya gelince, tadı fena değildi ama ördekten çok altındaki risotto şeklinde pişirilmiş ıspanaklı buğday ilgimi çekti, harika fikirmiş :) 

Ördek Prosciutto
Portaxe&Portaxe standına gidince güler yüzlü şef ballandıra ballandıra anlatıyor tezgahtaki tatlıları, mascarpone peynirli tiramisular, bal ile tatlandırılmış, şekersiz kakaolu ve karamelli kekler.. Beni cezbeden tabii ki şekersiz ve bal ile tatlandırılmış olmalarıydı.

Tiramisu

Nefis ve yaratıcı tarifleri, samimi sohbeti ve güler yüzü ile pazar günlerimizi şenlendiren Refika'ya uğramadan olmazdı tabii ki. Refika'nın menüsünde kadayıf mantı ve vişne kompostolu güllaç vardı ama öncesinde elmalı zencefilli bir içecek hazırladı.



İyi kareler yakalayabilmek için elimde fotoğraf makinesi en ön sırada durunca, Refika'nın meşhur mermer havanında güllacın cevizlerini dövme görevi de bana düştü.
Refika'nın mis kokan taze baharatları
Vişne Kompostolu Güllaç yapımı
Refika ve Kadayıf Mantı
Hazırlanan yemekler birer lokmalık servisler halinde izleyicilere ikram edildi. Güllaç zaten çok hafif olduğu için sevdiğim bir tatlıdır. Ama kadayıf mantısı gerçekten çok başarılıydı!

No comments:

Post a Comment

Yorum yazarsanız sevinirim :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...